LAPAROSKOPİK GASTRİK BYPASS

 

LAPAROSKOPİK GASTRİK BYPASS
Genel bilgiler:
Bu ameliyat yöntemi günümüzde hala Amerika ve Avrupa ülkeleride dahil tüm Dünyada en sık uygulanan obezite ameliyatıdır. 2008 yılında Amerikada 200.000’in üzerinde hastaya Gastrik Bypass uygulanmıştır. Gastrik Bypass ilk kez 1967 yılında uygulandıktan sonra obezite tedavisindeki etkinliği anlaşılmış ve laparoskopik (kapalı yöntem) olarak uygulanabilmesi ile birlikte altın standart yöntemlerden biri olmuştur. Laparoskopik olarak ilk kez 1993 yılında uygulanmaya başlanmıştır. Bu yöntemle hastanın aldığı gıda miktarı azalmakla birllikte yediği gıdaların bir kısmının da emilimi azalmaktadır. Gastrik Bypass tekniği ile hastanın mide hacmi %90’ın üzerinde küçültülür. Hastanın kullanabildiği mide hacmi yaklaşık 15-30 ml’dir. Mide poşunun küçük olması sayesinde hasta operasyon sonrası küçük miktarda gıda alımıyla doygunluk hissetmektedir. Alınan gıdalardaki özellikle yağların ve karbonhidratların temel emili yeri ince bağırsaklardır. Bu ameliyat yöntemiyle ince bağırsakların yolaklarında yapılan değişiklikle, gıdaların özellikle yağların ve karbonhidratların emilimide azalmaktadır. Böylelikle kilo kaybı gerçekleşmekte ve uzun vadede tekrar kilo alımı ihtimali daha düşük olmaktadır.
Ameliyat tekniği:
Bütün hastalarda 6 adet, karın bölgesinde yapılan mini kesilerden kapalı ameliyat yapılmaktadır. Mide çevresindeki dokulardan serbestleştirildikten sonra tüm hastalarda aynı kalınlıkta dilatasyon tüpü mide kalacak bölümüne yerleştirilerek, yaklaşık 15-30 ml mide poşu oluşturulacak şekilde stapler adı verilen aletler yardımıyla mide bölünür. Daha sonra duodenumdan (oniki parmak bağırsağı) itibaren yaklaşık 50-75 sonraki ince bağırsak bölümü stapler yardımıyla bölünür. Aşağıya doğru devam eden uç ile kalan mide bölümü arasında stapler yardımı ile anastomoz (bağlantı) oluşturulur. Bölünen ince bağırsağın duodenumdan gelen bölümü ile, mideyle bağlantılı hale getirilen ince barsaktan itibaren yaklaşık 100-150 cm sonraki bağırsak bölümü arasında stapler yardımı ile tekrar bağlantı oluşturularak safra ve pankreas enzimleri ile alınan gıdaların daha geç buluşmaları sağlanır.
Operasyon sonrası gelişebilecek komplikasyonlar:
Erken dönem:
-Operasyon hattında kaçak
-Yara yeri enfeksiyonu
-Kanama
-Bağırsak tıkanıklığı
-Akciğer embolisi
-Derin ven trombozu
-Solunum yolu enfeksiyonu
-Kesi yerinde fıtık
Geç dönem:
-Safra kesesi taşı
-Kesi yerinde fıtık
-Barsak tıkanıklığı
-Vitamin ve mineral eksisklikleri
-Anastomoz hattında darlık

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir